MURAT ÖLMEZ | GOOGLE UZMANI - ADWORDS UZMANI - SEO UZMANI, Google SEO Uzmanı, SEO Uzmanı, Google Reklam Vermek, Seo Uzman, Adwords, Adwords Reklam, Google Adwords Reklam, Adwords Reklam Uzmanı, Google Adwords Reklam Uzmanı

Googleda önemli değişiklik

murat olmez google konya adwords seo sosyal medya reklam instagram facebook youtube google uzmani seo uzmani adwords uzmani 

Google’ın çekirdek algoritmasındaki güncelleme, “nasıl yapılır?” temalı sayfaları vurdu

Google, mobil arama sonuçları için önemli bir algoritma değişikliğine gideceğini duyurmuştu. O kadar ki bir site ne kadar popüler ve eski olursa olsun eğer Google’ın aradığı şartlara göre “mobil dostu” bir sayfa yapısına sahip değilse mobil aramalarda ya hiç listelenmeyecek ya da çok arka sayfalarda listenecekti. Birçok şirket Google’ın bu yeni algoritmasına hazırlık yapıp ardından şirketin istediği şartları sağladıktan sonra rahat bir nefes almıştı ki Google’ın arama algoritmasıyla ilgili çok önemli bir bilgi daha ortaya çıktı.

ABD’de geçen hafta internet trafiği ölçüm uzmanlarının yaptığı araştırmalar Google’ın sadece mobil arama sonuçları için önemli bir algoritma değişikliğine gitmediğini aynı zamanda çekirdek arama algoritmasında da önemli bir değişiklik yaptığını tespit etti. Bu güncelleme de esasen “nasıl yapılır” (how to) tarzı ‘bilgi’ sitelerini vurdu; hem de trafiklerini neredeyse beşte bir oranında azaltara!

Google’ın geçtiğimiz haftalarda hiçbir uyarı yapmadan ve bilgi vermeden ana arama algoritmasında önemli bir güncelleme yaptığını ortaya çıkaran kişi ise HubPages’in kurucusu Paul Edmondson. HubPages üzerinde yaklaşık 870 bin mini blog yer alıyor. Bu bloglar üzerinde ise “Reklamcığın tarihi” den “Evinizdeki zehirli örümcekleri nasıl tanımlarsınız?” a kadar geniş bir yelpazede içerikler yer alıyor, içerikler genellikle editörlerin kontrolünden geçiyor. Ancak HubPages’in sahip olduğu içeriklerin diğer bir dikkat çeken tarafı ise çoğunluğunun “Nasıl yapılır?” temalı kısa, öz bilgilerden oluşması.

Paul Edmondson geçen hafta içerisinde aldığı yüzlerce e-mail’den sonra sitenin arama motorlarından gelen doğal trafiğinin ciddi oranda düştüğünü fark etmiş. Ardından bunun Google’ın son yaptığı mobil odaklı algoritma değişikliğiyle ilgisi olmadığı sonucuna varmış. Ekip, internet trafiği ölçüm uzmanlarıyla birlikte geniş kapsamlı bir araştırma çalışması yaptıktan sonra bu ciddi trafik düşünün kaynağının “Phantom” olarak adlandırılan ve Google’ın bilgi ve uyarı vermeden yaptığı temel arama algoritma değişikliği olduğunu fark etmişler. Bu yeni algoritma değişikliğinden sonra şirketin arama motoru sonuçlarından elde ettiği trafik bir gecede yüzde 22‘den fazla azalmış.

Buna göre şu anda genellikle Google’da çok arananlar orasında olan “Patates püresi nasıl yapılır?”, “Kağıt kayık nasıl yapılır?” gibi çoğunlukla kısa metinlerden ya da videolardan oluşan ve yüksek trafiklere sahip internet siteleri ciddi tehlike altında. Google’ın arama algoritmasında yaptığı yeni değişiklikten sonra bu tarz sayfaların “spam” içerik üreten site kategorisine alındığı ve birçoğunun ağır şekilde cezalandırılacağı söyleniyor.

Google bu konu hakkında yorum yapmazken, güncellemenin ciddi olarak etkileyebileceği Answers.com, wikiHow gibi sitelerden de henüz bir ses çıkmadı. Bazı uzmanlar, algoritma güncellemesinin bu tip büyük ve kaliteli başvuru kaynaklarını etkilemediği kanısında.

Kaynak: http://webrazzi.com/2015/05/14/google-cekirdek-algoritma-how-to-nasil-yapilir/

728x90 2

Güvenli online alışverişin 10 altın kuralı

murat olmez google konya adwords seo sosyal medya reklam instagram facebook youtube google uzmani seo uzmani adwords uzmani 

 

Güvenlik, Türkiye’de ve dünyada online alışverişle ilgili en önemli konulardan biri olarak göze çarpıyor. Sabancı Topluluğu’nun online alışveriş platformu Kliksa, tüketicilerin online alışverişte güvenliğine dair dikkat etmeleri gereken noktaları açıkladı. 

İşte güvenli alışveriş için dikkat edilmesi gereken noktalar…

 

1. Site hakkında araştırma yapın

Online alışveriş yapacağınız sitenin kime ait olduğu ve ne kadar süredir faaliyette bulunduğuna dair kısa bir araştırma yapın. Sitenin kurumsal olup olmadığına, iletişim bilgilerinin bulunup bulunmadığına bakın.

 

2. Kullanıcı yorumlarını okuyun

Alışveriş yapmadan önce forumlarda veya sosyal medyada o markaya dair paylaşılan bilgileri okuyun, kullanıcı yorumlarını içeren fiyat karşılaştırma siteleri gibi kaynaklardan siteye ait geçmiş deneyimleri inceleyin.

 

3. SSL sertifikası olup olmadığını kontrol edin

Online alışveriş hizmeti sunan tüm siteler dünya çapında kredi kartı güvenliği için bir standart olan SSL sertifikası kullanmak zorunda. SSL sertifikası olmadan hiçbir bankadan online pos alma imkânı bulunmamaktadır. Sitenin bu sertifikaya sahip olup olmadığını mutlaka kontrol edin.

 

4. Ortak bilgisayarları kullanmayın
Ortak kullanılan bilgisayarlardan alışveriş yapmayın. Bu bilgisayarlar üzerinden kredi kartı ve kişisel bilgilerinizi kesinlikle paylaşmayın.

 

5. Kolay tahmin edilemeyecek bir şifre seçin
Online alışveriş için bir siteye üye olurken, başkaları tarafından kolay tahmin edilemeyecek bir şifre seçmeye özen gösterin.

 

6. Mesafeli sözleşme bulunmuyorsa…

Online alışveriş siteleri mesafeli satış sözleşmesi ve ön bilgilendirme formu sunmak zorundadır. Eğer alışveriş yapılan e-ticaret şirketi bu sözleşmeleri sunmuyorsa, bu sitelerden alışveriş yapmayın.

 

7. Fiyat bilgilerine dikkat edin

Alışveriş yaptığınız sitede bulunan ürünlerin fiyat bilgileri size inandırıcı gelmiyorsa, şüphelerinizi ciddiye alın; araştırma yapın. Sitede gösterilen fiyat ile ürünü sepete attığınızda görünen fiyatın aynı olup olmadığını kontrol edin.

 

8. 3D ödeme sistemini kullanın

3D ödeme sistemi (şifreli ödeme), e-ticaret işlemlerinin güvenliğinin artırılması amacıyla Visa ve Mastercard tarafından geliştirilmiş özel bir sistemdir. Diğer bir deyişle hem satıcı hem de alıcı için koruyucu bir güvenlik aşamasıdır. 3D ödeme seçeneği sunan siteleri tercih edin.

 

9. Sanal kart kullanın

Sanal kart kullanmak, ödeme konusunda güvenli bir diğer alternatif... Belirli bir limit belirleyebildiğiniz bu kartları kullanmayı deneyin.

 

10. Alışveriş kaydını tutun

Alışverişinizi bitirmeden önce çıktısını alın. Herhangi bir anlaşmazlık yaşadığınızda bu belgelere ihtiyaç duyabileceğinizi unutmayın.

 

728x90 2

Google da herşey değişiyor!

murat olmez google konya adwords seo sosyal medya reklam instagram facebook youtube google uzmani seo uzmani adwords uzmani 

 

 

İnternet kullanıcılarının en çok tercih ettiği arama motoru Google, 21 Nisan'dan itibaren arama algoritmalarını yenileyecek.

 

İnternet kullanıcılarının en çok tercih ettiği arama motoru Google, 21 Nisan'da Deep Link isimli yeni arama algoritmasını faaliyete geçirecek. Yeniden yazılacak kurallarla mobil uyumlu web siteleri daha üst sıralarda yer alırken, aramalarda karşımıza çıkan alakasız sayfaları elenecek ve son kullanıcının hayatı pratikleşecek.

 

İşletmelere bilişim hizmetleri sunan Spotzer'in Türkiye Genel Müdürü İnan Aras, Google'ın yeni filtreleme yöntemini ve reel ekonomiye muhtemel yansımalarını AA muhabirine değerlendirdi. İnternetin çok geniş bir içerik kaynağı olduğunu belirten Aras, şu örneği verdi:

"Önce Google'un genel algoritmasını anlamak için Google'a girip 'seyahat planı' yazın mesela. Birçok veri çıkar önünüze. Arama sonuçlarınız boş bir levha gibi karşınızda duruyor, istediğiniz bilgileri almak için bu içeriği anlamlandırmanız ve gerçekten ihtiyacınız olanı seçmeniz lazım. Aradığınız spesifik veriye ulaşmak için 'seyahat planı İstanbul' gibi farklı anahtar kelime kombinasyonları kullanmayı deneyebilirsiniz. Ancak daha kompleks aramalar yapıyorsanız işiniz zorlaşır. Arayan kişinin ekstra efor sarf ederek bu içeriğe anlam kazandırması gerekir."

 

ANAHTAR KELİMEDEN SORULARA

Google'ın gelecekte öngördükleri ile arama vizyonunu değiştireceğini aktaran Aras, arama trendlerinde anahtar kelimeden sorulara geçiş olduğunu hatırlattı.
"Google'da arama yapmak yerine Google Amca'ya soruyoruz" diyen Aras, "Google'a soruyoruz 'İstanbul'da ne yapılır?' diye. Benim dönemimdekiler Uzay Yolu'nda Mr. Spock ile tüm soruları yanıtlama özelliğine sahip olan kompüter arasında geçen diyalogları hatırlar. Aynı burada olduğu gibi artık sadece ham içerik istemiyoruz, sayfalarca dolaşıp, birçok farklı kaynağın içinde tarama yapmak istemiyoruz. Bilirkişimiz olan Google Amca'dan bir cevap istiyoruz. Makineye sor, cevap al - bu kadar basit olmalı."

 

SORULARDAN DÜŞÜNCE GRUPLARINA

Apple'ın Macintosh'ı tanıttığı ilk reklamda, George Orwell'in Romanı "Bin Dokuz Yüz Seksen Dört"e atıfta bulunan reklamıyla devrim yarattığını söyleyen Aras, "Asıl devrim bundan sonra olacak. Nesnelerin internete dahil olmasıyla, hayatımız tamamen dijital olacak. Google'a girip, soru sormamıza gerek kalmayacak ya da şöyle diyelim; soru sorma ve cevap alma kısmı bir metin ile olmayacak. Dijitalleşme ile her şey otomatize olmaya başladı. İnternet bağlantısı olan akıllı buzdolaplarını duymuşsunuzdur, kendi kendilerine domates, patates siparişi veren" ifadelerini kullandı.

 

BUGÜN İÇİN YAPILAN HER ŞEY YARIN ESKİDE KALACAK

 

"Kullanıcıya hitap ediyorsa yap, etmiyorsa yapma" sloganının tüm iş süreçlerinin düsturu olacağını dile getiren Aras, "Gelecek, biz daha sormadan aradığımız o tekil içeriğe cevap alacağımız bir gelecek olacak. Google da tam bu noktada, insanların ihtiyaçlarına hizmet eden, kendi kendini güncelleyen bu dinamik, eşsiz içeriğin peşinde" diye konuştu.

 

Şirketlerin iç yapılarını son tüketici odaklı bir yapıya dönüştürmeleri gerektiğini vurgulayan Aras, şöyle konuştu:

 

"Şirketlerin de Google mantığı ile çalışması gerekir. Brief (özet) sormak yok, içeriği müşteri daha sormadan anlayıp cevap vermek gerekiyor. Bunu yapmayan şirketler, müşteriye cevap vermek yerine soru soran şirketler kaybedecek.

 

Eskiden sadece bilgisayarlar üzerinde arama yaparken, artık mobil reklamları da işin içine katıyoruz. Bu sebeple web sitelerinin de mobil cihazlara uyumlu olması gerekiyor çünkü trafiğin bir kısmı mobilden geliyor. Google bu trendi gördüğü için 21 Nisan tarihinden sonra şu anda uygulamaların içeriğini mobil cihazlarda göstermezken artık bu içerikleri de endeksleyecek ve bu tarihten sonra mobil cihazda arama yapan bir kullanıcı uygulamanın içeriğini de görüntüleyecek.

 

Tabii bir de danışmanlık kısmı var. Sektör kendini sürekli güncelledikçe, bizim de müşterilerimizi ve onlar için yaptığımız işleri güncel tutmamız gerekiyor. Bizim çalışma şeklimiz sürekli destek vermek üzerine kurulu. Ödemeyi bir kere alıp, web sitesi tasarlayıp teslim etme ve işi bitirme odaklı çalışmıyoruz."

 

"GOOGLE HER ŞEYİ SON KULLANICI İÇİN YAPAR"

 

Google'ın yapacağı düzenlemelerle arama optimizasyonlarında (SEO) kullanıcı dostu gelişmeler görüleceğini anlatan Aras, şunları kaydetti:
"Google her şeyi son kullanıcı için yapar. Diyelim ki bir şirket SEO ile ilgili bir açık-püf nokta buldu ve sürekli üst sıralarda yer alma şansı yakaladı. Kullanıcı arama yaptı, bu şirket en üst sırada olduğu için ilgisini çekti, siteye giriş yaptı ve aradığı içeriği bulamayıp çıktı. Bu başka kullanıcılar tarafından da tekrarlandı. Sizce kullanıcı odaklı çalışan bilir kişimiz, 'Google Amca'mız buna ne kadar süre izin verir?

 

SEO çalışmaları ile kısa vadede hızlı tırmanışlar yaşanabilir, ancak Google bu dijital davranışlarımızı takip eder, analiz eder ve anlamlandırır. X kişisi bu sitede şu kadar kaldı, şu kadar saniye şu davranışı yaptı, form doldurdu gibi... Bu davranışlara ve başka birkaç algoritmaya göre Google her siteye bir kalite skoru belirler. Hilelerle üst sıralarda yer alan şirketlerin de zamanla kalite skoru düşecektir ve ilk sıralarda yer alamayacaktır."

 

"YATIRM MELEKLERİ GİRİŞİMCİ AĞINI KARŞILAMAYA YETERLİ DEĞİL"

 

Türkiye'de bilişim alanındaki girişimlere kamu kesiminin yatırımları olduğuna, ancak bunun henüz istenilen seviyede bulunmadığına işaret eden Aras, şöyle konuştu:

 

"Yatırım ve fonlar var kamu tarafından sağlanan. Mesela İstanbul Kalkınma Ajansı dönemsel olarak destekler sağlıyor ve Türkiye'de teknoloji sektörü daha da ilgi çekici bir hale geliyor. Bunun da Türkiye'nin ekonomik durumuna etkisi olacak. Her yerden yatırım gerekiyor. Sadece devlet desteği yeterli olmaz, özel sektörden de daha fazla yatırım alınmalı. Büyük zengin ailelerin de bu yatırımda yer alması gerekiyor. Türkiye'nin teknolojisi, altyapısı, pazarlama bilgisi ve işgücü var ama girişimcilerin en büyük problemi kapitale erişim. Bir yandan projecilik kültürü de az, yatırım melekleri de belirli sayılarda o yüzden girişimci ağını karşılamaya yeterli değil."

 

"KARADENİZLİ TEMELİ ARTIK İCRAATA GEÇİRMEMİZ LAZIM"

 

Türkiye'de girişimcilik konusunda belli bir altyapının oluştuğuna dikkati çeken Aras, bunun nitelikli eğitimlerle pekiştirilmesi gerektiğini söyledi. Aras, "Fıkralarda geçen Karadeniz aklı var ya, o yaratıcılığı desteklemek lazım. Ama şu an olduğu gibi sadece 'fikrim var' olmaz, 'yeni bir dükkan açacağım' olmaz. 'Yeni müşteri kazanacağım' mantığı lazım bize" değerlendirmesini yaptı.

 

SPOTZER 17 ÜLKEDE HİZMET VERİYOR

 

Spotzer'in 17 ülkede KOBİ'lere yönelik hizmet veren bir şirket olduğunu da sözlerine ekleyen Aras, KOBİ'lere yeni müşteriler kazandırmak için performans reklamları, arama motoru pazarlaması, e-posta pazarlaması, sosyal medya, içerik pazarlaması ve video prodüksiyonu gibi çözümler sunduklarını aktardı.

Sektörün kara kutusu: DVD’ci Metin

murat olmez google konya adwords seo sosyal medya reklam instagram facebook youtube google uzmani seo uzmani adwords uzmani 

 

Sektörün kara kutusu dvd ci metin

 

Reklam sektörünün meşhur simalarından DVD’ci Metin, ajansları anlattı.

06.03.2015 - 11:09 | MediaCat

 

Bir dönem sipariş üzerine temin ettiği DVD’lerle tanınan, reklam sektörünün meşhur simalarından DVD’ci Metin eski mesleğini ve ajansları anlattı.

 

DVD işini ne kadar yaptınız?
Ben bu işi 13 sene falan yaptım.

 

Ne kadar kazandırdı?
Çok kazandırdı. Filmler internet aracılığıyla izlenir olunca bırakmaya başladım yavaş yavaş. Öncesinde kazandım ama. Şöyle söyleyeyim; 1999 yılında haftada 2 bin lira falan kazanıyordum ben, hatta daha fazla. Bir haftada asgari ücretin altı katını kazanıyordum.
İnternet yüzünden işi bıraktığınızı söylüyorsunuz ama bulunmayan filmleri servis ederek hâlâ kazanabilirsiniz.
Bugün çıksam haftada en az 3 bin lira kazanırım.

 

Başka bir sebebi mi vardı öyleyse işi bırakmanızın?
Yakalandım. Ceza yiyecektim, o yüzden bırakmak zorunda kaldım.

 

İnternet bir engel değildi öyleyse?
Sipariş üzerine yaratıcılık: DVD’ci MetinAslında ben teknolojinin üstüne de çıktım, Torrent’in de önüne geçtim. Evde hazır harddiskler vardı; sen bana “Metin ben Şubat ayından bugüne kadar tüm filmleri istiyorum” derdin, ben harddiskten girerdim Şubat’ın tüm listesini, getirir sana verirdim 500′e 600′e. Sonra baktım bu kez harddiskten harddiske kopyalıyorlar. Sonra bıraktım. Ama hâlâ arıyorlar beni.

 

Bu kazancın ne kadarı ajanslardan geliyordu?
Başlarda işler biraz daha farklıydı. Sonra baktım ki ajanslardan gelen talepler bir hayli artıyor; tam kitleyi yakalamışım. Ajanslara, futbolculara ve sosyetedeki bütün işadamlarına film vermeye başladım. Direkt adrese teslim yaptığım için sokakta, dükkanda satanlardan daha çok kazanıyordum. Adam dükkana gidip 3 – 4 tane alırken beni eve çağırdığında en az 100 – 150 tane alıyordu. Arşivim çok genişti, bir de herkesten önce getiriyordum yurtdışından.

 

Ajanslar en çok hangi filmleri talep ediyorlardı?
İlk başlarda biraz daha festival filmleri ağırlıklıydı. Avrupa sineması… Reklam sektörü olduğu için bilimkurgu ve fantastik filmler.

 

Film dışında istekler oluyor muydu?
Shot istiyorlardı, “Rusya’dan shot getirir misin” diyorlardı. Birkaç defa getirdim, reklam shot’ları getirdim birkaç ajansa verdim. Pornografik içerikli ürünler isteyenler de oluyordu.

 

Bugüne kadar gelen en garip istek neydi?
Uyuşturucu.

 

Çok isteyen oluyor muydu?
Çok.

 

Neden sizden istiyorlardı sizce?
Birincisi, ben onlara güven veriyordum. Benim onlara güven vermemin tek sebebi onlarla dürüst çalışmamdı. Kimseye kimsenin ismini vermezdim. Şöyle söyleyeyim; arkadaş olmuştum onlarla. Reklamcı arkadaşlarım vardır mesela benim pek çok ajansta. Gider onlara servis yapardım, film alırlardı. Geç olurdu, “Metin bu gece burada kal istersen” derlerdi, kalırdım. Böyle böyle bir samimiyetim oldu onlarla. Şimdi benim İstanbul’a geliş hikâyem daha farklı olduğu için onlara nazaran, İstanbul’da yer altından tutun sosyetedeki en üst adama kadar hepsiyle bir irtibatım vardır benim. Önce çekinerek söylüyorlardı “uyuşturucu bulabilir miyiz” diye, “yok” diyordum, “ya senin elin ayağın uzundur” diyorlardı. Terslemişliğim vardır, temin etmedim kimseye.

 

Reklamcılarla bu denli içli dışlı olup bu kadar çok film izledikten sonra reklamcı olmayı hiç düşündünüz mü?
Sipariş üzerine yaratıcılık: DVD’ci MetinVallahi çok düşündüm. Çok film izliyorum, yazdığım senaryolar da var. Bir keresinde ajansın biri konkura hazırlanıyormuş, ajanstaki arkadaşlardan biri akşam birlikte çalışalım diye evine çağırdı beni. Gittim, bana bir şeyler anlattı, ben de izlediğim filmlerden, çocukluk anılarımdan hikâyeler anlattım. “Sen reklamcı olabilirsin aslında” dedi; “çok şey yaşadığın için, hem alt hem de üst tabakayı bildiğin için, hitap edilecek kitleyi çabuk yakalarsın” dedi.

 

Konkur işi ne oldu?

O gün birkaç fikrimi söyledim, aradan birkaç hafta geçti aradı beni. “Metin bundan sonra aklına reklam fikri gelirse bana söyler misin?” dedi. O gün konkurda benim hikâyeyi anlatmış, çok beğenmişler ve işi almışlar. Hatta patronları bana zarf içinde bir ücret de göndermişti. “Madem size yardımcı olmuş, alın bunu Metin’e verin” demiş.

 

Karşılık almaksızın, telif ödenmeksizin kullanıldı mı anlattığınız hikâyeler; sattığınız filmlerden sahneler gördünüz mü?
Birkaç tanesini gördüm. Neler olduğunu söylemeyeyim , 7-8 tane rahat var.

 

Dost meclisinde konuştuğunuz şeyler miydi yoksa çağırıp anlattırıyorlar mıydı?
Beni çağırıp “ya sen çok film izliyorsun, kilitlendim kaldım bir bilimkurgu hikâyesi var nasıl yapabiliriz” diyorlardı. Ben de kafamda fantastik bir hikâye varsa anlatıyordum.
Sonra gördünüz onları ekranda… Gördüm. Ben anlatıyordum, böyle böyle diyordum. Bir ay sonra bakıyordum kullanılmış.

 

Daha sonra üzerine konuşuyor muydunuz?
Yok, ben peşine düşmezdim. Hatta bir keresinde arkadaşlarla maç izlerken, maç arasında bir reklam başladı dondum kaldım. Arkadaşlar sordular ne olduğunu, “beni yazmış, ben anlattım bunu” dedim. Güldüler, ciddiye almadılar.

 

728x90 2

Diğer Makaleler...